Varikosel Embolizasyonu Nedir ve Nasıl Yapılır?
Varikosel embolizasyonu (Perkütan Embolizasyon), varikosel hastalığına neden olan genişlemiş toplardamarların cerrahi bir kesi yapılmadan, radyolojik yöntemlerle kapatılması işlemidir. Girişimsel radyoloji uzmanları tarafından anjiyo odasında gerçekleştirilir.
İşlem sırasında hastanın lokal anestezi eşliğinde kasık veya boyun toplardamarından küçük bir iğneyle girilir. İnce bir kateter (kılavuz tel), X-ışını görüntüleme (skopi) kılavuzluğunda testis toplardamarına (spermatik ven) kadar ilerletilir. Damarın içine ulaşıldığında, kan kaçıran bölgeye mikro sarmallar (metal coil'ler) yerleştirilerek veya sklerozan (damar büzücü) sıvı/köpük ilaçlar enjekte edilerek o damardaki kan akışı bloke edilir.
Embolizasyon Yönteminin Avantajları Nelerdir?
Embolizasyon, ameliyatsız bir alternatif olması nedeniyle bazı durumlarda tercih edilmektedir. Başlıca avantajları şunlardır:
- Cerrahi bir kesi (insizyon) veya dikiş gerektirmez, dolayısıyla kasıkta iz kalmaz.
- Sadece lokal anestezi ve hafif sedasyon ile uygulanabilir, genel anestezi riski taşımaz.
- İşlem sonrasında kasık bölgesinde yara bakımı gereksinimi yoktur.
- İyileşme süresi hızlıdır; hasta genellikle birkaç saat içinde evine döner ve 1-2 gün içinde normal yaşantısına başlayabilir.
Varikosel Embolizasyonunun Dezavantajları ve Riskleri
Hastalar için konforlu görünmesine karşın, embolizasyon işleminin mikrocerrahiye kıyasla ciddi klinik dezavantajları ve sınırlamaları bulunmaktadır:
- Yüksek Radyasyon Maruziyeti: İşlem boyunca kateterin yolunu görmek için sürekli röntgen (X-ışını/skopi) kullanılır. Testis bölgesine çok yakın bir alanda yapılan bu radyasyon uygulaması, zaten sperm kalitesi bozuk olan ve çocuk sahibi olmak isteyen genç erkeklerde genetik bütünlük açısından risk oluşturabilir.
- Nüks (Tekrarlama) Oranının Yüksekliği: Embolizasyonda sadece kateterin girebildiği ana toplardamar kapatılabilir. Ancak spermatik kordonun çevresindeki yan dallar (kollateraller), kremasterik damarlar ve dış toplardamarlar kapatılamaz. Bu durum **%10 ila %15** oranında yüksek nüks riskine neden olur (mikrocerrahide bu oran %1'in altındadır).
- Teknik Başarısızlık Riski: Hastaların yaklaşık %5-10'unda damar kıvrımları, darlıklar veya spazmlar nedeniyle kateter hedef damara yerleştirilemez ve işlem başarısızlıkla sonuçlanarak yarıda kesilir.
- Malzeme Göçü (Coil Migrasyonu): Yerleştirilen metal sarmalların (coil) nadiren de olsa yerinden oynayarak böbrek toplardamarına veya akciğer damarlarına kaçma riski vardır.
Mikroskobik Varikoselektomi ve Embolizasyon Karşılaştırması
Dünya Üroloji ve Androloji kılavuzlarında, varikosel tedavisinde birincil tedavi seçeneği olarak **mikroskobik mikrocerrahi varikoselektomi** önerilmektedir. Çünkü mikrocerrahi yöntemde başarı oranı %99'un üzerinde, nüks riski %1'in altındadır ve hastaya hiçbir radyasyon verilmez.
Varikosel embolizasyonu ise genellikle daha önce başarısız cerrahi geçirmiş zor anatomili hastalarda veya cerrahi anestezi alması kesinlikle sakıncalı olan seçilmiş özel vakalarda girişimsel bir alternatif olarak düşünülmelidir.
Bilimsel ve Hasta Odaklı Seçim
Prof. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu, hastalarının üreme sağlığını riske atmamak adına radyasyon içermeyen, nüks oranı en düşük ve başarı oranı en yüksek olan mikroskobik mikrocerrahi yöntemi tavsiye etmekte ve tüm operasyonlarında bu yöntemi uygulamaktadır.
Randevu ve Bilgi Alın
Varikosel teşhisi, tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi ve muayene randevusu için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İnternetten görüntülü öngörüşme muayene ücretine dahildir.
