Varikosel Teşhisinde Klinik Sınıflandırma ve Evreleme Sistemi
Varikosel hastalığı (testis torbasındaki kirli kanı taşıyan toplardamarların genişleyip kapakçıklarının bozulması durumu) her erkekte aynı fiziki boyutta veya aynı şiddette seyretmez. Hastalığın testise verdiği hasarı öngörebilmek, takip stratejisi oluşturmak ve en önemlisi "ameliyat kararını" doğru verebilmek için varikosel tüm dünya tıp otoritelerince büyüklüğüne ve muayene bulgularına göre "Derecelendirilir" (Grading).
Uluslararası standartlarda (Dünya Sağlık Örgütü - WHO ve Androloji Dernekleri normlarında) varikosel derecelendirmesi Skrotal Renkli Doppler Ultrasonografisi ile DEĞİL, bizzat uzman androlog/ürolog hekimin ayakta yaptığı Fiziki (El) Muayenesi ile konulur. Bu ayrım çok kritiktir, çünkü ultrason kağıdında yazan milimetrik ölçümler tek başına hastanın klinik evresini, bilhassa "ameliyatlık" olup olmadığını belirlemede altın standart sayılmaz.
Klinik ve Subklinik Varikosel Ayrımı
Derecelere geçmeden önce en temele inelim. Klinik Varikosel: Hekimin el muayenesinde (hasta derin nefes alıp ıkınırken veya serbestken) fark edebildiği, dokunabildiği damar genişlemeleridir. Tedavi kararı buna göre verilir. Subklinik Varikosel: Hekimin fiziksel olarak hissetmediği, dışarıdan sıfır bulgu veren ancak radyologların hassas ultrason cihazlarıyla "2 mm - 2.5 mm reflü-kaçak var" diye rapora yazdıkları durumdur. Dünya kılavuzlarına göre Subklinik varikosel (özel zorunluluklar hariç) ameliyat edilmez, sadece takip edilir.
Grade 1 (Evre 1) Varikosel: Başlangıç Seviyesi
Varikosel yelpazesinin en hafif sayılabilecek klinik formudur.
- Muayene Bulgusu: Hasta testis muayenesi için ayaktayken, testis torbası (skrotum) normal gevşek pozisyondayken genişlemiş damarlar DIŞARIDAN GÖZÜKMEZ ve ELLE HİSSEDİLMEZ. Ancak hekim hastadan derin bir nefes alıp karnını kasmasını ve ıkınmasını (Valsalva Manevrası) istediğinde; torba içindeki o iç damarlar (pampiniform pleksus) bir anlık kanla dolup şişer ve ancak o zaman hekimin parmakları arasında bir paket halinde hissedilir. Hasta ıkınmayı bıraktığı an damarlar yine kaybolur.
- Klinik Etkisi: Çoğunlukla ağrı yapmaz, nadir durumlarda uzun süre ayakta kalma ile baskı hissi verebilir. Sperm tahlilini bozma ihtimali diğer derecelere göre daha düşüktür ancak sıfır değildir.
- Tedavi Yaklaşımı: Eğer bekar bir gençse ve testisi küçülmemişse, ağrısı yoksa sadece spermiyogram yapılarak 6 aylık periyotlarla "İzlem" (Takip) altında tutulur. Ancak evliyse, 1 yıldır çocuğu olmuyorsa ve sperm kalitesini bariz şekilde (nedeni bulunamayan şekilde) bozmuşsa Grade 1 varikosel de ameliyat edilebilir.
Grade 2 (Evre 2) Varikosel: Orta Seviye Hastalık
Bu evrede toplardamar yataklarındaki göllenme ve kapakçık felci artık iyice belirginleşmeye başlamıştır.
- Muayene Bulgusu: Hasta muayenede ayakta dururken veya uzanırken, genişlemiş varisli venöz damar paketi DIŞARIDAN GÖZLE GÖRÜLMEZ. Ancak hekim dokunduğu anda, hasta hiç ıkınmasa dahi (valsalva yapmadan), damarların kalınlaşmış, kıvrım kıvrım olmuş yapısı rahatlıkla el altında palpasyonla (dokunmayla) hissedilir.
- Klinik Etkisi: Testise sıvı gidiş çıkış dengesi bozulduğu için ısıyla birlikte sperm tahribatı (sayı düşüklüğü - oligozoospermi, hareket azlığı - astenozoospermi) oldukça net gözlemlenmeye başlar. DNA Hasar oranı (DFI) çoğunlukla yükselebilir. Kasıkta künt ağrı yapma potansiyeli yüksektir.
- Tedavi Yaklaşımı: Grade 2 varikoseli olup, çocuk sahibi olamama (infertilite) şikayeti bulunan bir erkekte spermiyogram bulguları da bozuksa tedavide artık "Kırmızı Işık" yanmıştır. İlk seçenek olarak kesinlikle Mikrocerrahi Varikoselektomi ameliyatı yapılmalıdır. Kısırlığın önlenmesinde büyük başarı ivmesi burada yakalanır.
Grade 3 (Evre 3) Varikosel: İleri Boyut (Paket Varikosel)
Hastalığın ulaşabileceği son ve anatomik olarak en ağır radde-evredir. Testis fonksiyonlarını ve bütünlüğünü en çok tehdit eden gruptur.
- Muayene Bulgusu: Hastayı muayene etmeye, dokunmaya ya da ıkındırmaya gerek dahi yoktur. Hasta ayakta durduğu an iç çamaşırını indirdiğinde, testisin (genelde sol tarafın) üst kısmında, bazen torbanın altına kadar uzanan "Bir torba içi solucan ya da spagetti makarnayı andıran" devasa kalın, koyu mavi / mor renge çalan şişkin, helezonik dış damar paketi GÖZLE BARİZ ŞEKİLDE GÖRÜLÜR.
- Klinik Etkisi: Bu derece yoğun toksik kan birikimi ve 37 dereceye varan skrotal ısı artışı; sperm kök hücrelerine büyük hasarlar verir ve sıklıkla ileri kısırlık (Ağır oligospermi, 1-2 milyon sperm kalması) tablosu yaratır. Testis dokusu basınca dayanamayarak kendi içinde erimeye, hacim kaybetmeye ve küçülüp yumuşamaya (Atrofi) meyleder. Çok şiddetli ağrı, sosyal hayatı ve cinselliği vuracak düzeydedir.
- Tedavi Yaklaşımı: Tereddütsüz Mikrocerrahi müdahale şarttır. Hem testisin çürüyüp ufalanarak kaybını durdurmak, hem testosteron düşüşünü kesmek hem de çocuk şansını canlı tutmak adına hasta hızlıca ameliyat edilmelidir. Grade 3 hastalarında ameliyat sonrası sperm değerlerindeki fırlama ve düzelme (eğer testis tamamen ölmemişse) şaşırtıcı boyutlarda yüksektir.
Ultrason Raporlarındaki "Ven Çapı (mm) Ölçümleri" Neden Yanıltabilir?
Birçok hasta randevuya elinde farklı merkezlerden alınmış ultrason kağıtlarıyla gelmekte ve "Hocam benim sağımda 2.7 mm, solumda 3.8 mm reflü çıkmış acil ameliyatlık mıyım?" endişesini taşımaktadır.
Oysa modern androloji dernekleri, tek başına Doppler ultrason ile ölçülen "Damar çapı milimetresini" cerrahi endikasyon (ameliyat kararı) olarak kabul etmez. Ultrason sadece çok kilolu (obez) hastalarda kasık muayenesini göbeğin kapatması durumunda, ya da iç anatominin testis tümörü şüphesi taşıyıp taşımadığını doğrulamak gibi durumlarda yardımcı ("desktekleyici") bir teşhis aracıdır.
Zira poliklinik şartlarında oda soğuksa testis torbası büzülür damar 1.5 mm ölçülür, oda sıcaksa gevşer damar çapı 3.5 mm ölçülür. Radyoloğun probu (cihaz kafasını) ne kadar bastırdığına, hastanın o an ne kadar kuvvetli ıkındığına (Valsalva derecesine) göre ven çapı testten teste mm bazında dalgalanır.
Özenle bilinmelidir ki: Milimetre büyüklüğünüze değil, evlendikten sonra gebelik sağlayıp sağlayamadığınıza, sperm kalitenizin biyolojisine ve androloğunuzun GRADE 1-2-3 elle muayene evresine göre tedaviniz tayin edilmelidir.
Varikosel Derecesi Zamanla İlerler Mi?
Evet, varikosel anatomik olarak tıpkı yıpranan bir araç motor parçası gibi "ilerleyici-progressif" bir yapıya sahiptir. Kapakçıklar bozulduktan sonra yıllar içerisinde kan basıncı, yer çekimi, ağırlık kaldırma gibi etkilerle damar çeperi esner, elastikiyetini yitirir ve damar paketleri günden güne büyür.
Yani lise çağlarında Grade 1 olarak başlayan hafif bir varikosel, 30'lu yaşlara gelindiğinde evlenip çocuk yapma evresinde kocaman gözle görünür bir Grade 3 varikosele dönebilir. Bu sebeple "sizde çok ufak varikosel var, hiçbir şey olmaz evinize gidin" sözü tıbben risklidir. "Ufak varikosel var, AMA YILDA 1 KEZ mutlaka spermiyogram tahliline kontrole gelin" yaklaşımı Androloji bilimine ve hastanın yararına yakışan yegane profesyonel vizyondur.
Sonuç: Doğru Teşhis ile Çıkan Yol Haritası
Varikosel, hangi evrede (Grade) yakalanırsa yakalansın asla ve asla moral bozacak, yaşamı zindana çevirecek "çaresiz bir dert" değildir. Gelişen Mikrocerrahi Teknolojisi ve Prof. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu'nun 30 yıllık spesifik operasyon cerrahilerindeki sıfıra yakın nüks / yüksek başarı vizyonu sayesinde, her derecedeki varikosel lokal bir keşifle kökten kapatılabilir.
Evreler ile hastanın maruz kalacağı ağrıyı mukayese etmek veya daha ayrıntılı incelemek isterseniz Varikosel Ağrısına Dair Gerçekler sayfasını veya Ameliyat için karar vermişseniz sürecin işleyişi hakkında Altın Standart Mikrocerrahi Yöntemi sayfamızı detaylıca okuyabilirsiniz.
